vedat kaya

20/4/2009

 

 

 

 

 

Darvinin  evrim teorisi
T
arihi geriye sararsak, özellikle on beşinci yüzyıldan on sekizinci yüzyılın sonuna kadar,  çok az sayıda bilimsel araştırma gerçekleştirildiğini görüyoruz. Ama, on dokuzuncu yüzyıl, bilim alanında altınçağı açtı. Bu devrede, doğa bilimcilerin çoğu, gezilere dayanarak çalışmalarını sürdürdüler. Genç bir bilim adamı olan Darwin de Evrim  Kuramının temel taşlarını bu şekilde yerleştirmeye başladı.

Charles Darwin, 1809 yılında İngiltere’de doğdu. Babası onu on altı yaşında Edinburgh Üniversitesine gönderdi. Burada başladığı tıp ve daha sonra devam ettiği hukuk öğrenimini gereksiz bularak yarıda kesti. Ardından Cambridge Üniversitesine bağlı bir kolejde  teoloji (dini bilimler) öğrenimi gördü. Fakat aklı, bilim çevresindeydi. O arada tanıştığı Botanikçi John Henslow’un önerisiyle, İngiliz Deniz Kuvvetleri için, dünya çevresinde harita yapmakla görevlendirilen gemiyle beş sene sürecek bir geziye çıkmaya karar verdi. Gemi,1831 yılında denize açıldı.

Gezi sırasında fosiller topladı, jeolojik katmanları inceledi, sayısız gözlemler yaptı. Arjantin’in Paspas denilen bölgelerinde soyu tükenmiş birçok hayvan nesli buldu. Jeolojik katmanların bünyesindeki fosillerin değişimini dikkatle izledi ve hayvan türlerinin değişik ortamlara yaptıkları uyumları saptadı.

Onun, canlıların yavaş yavaş değişmesine ilişkin düşüncesi, kendisi gibi bir bilim adamı olan ALFRED RUSSEL WALLACE’nin teorisine uygun düşmüştü.Ortak görüşleri şöyleydi: “Bütün canlılar bulundukları ortamdaki sayılarını muhafaza edecek matematiksel düzeylerin üzerinde üreme eğilimindedir. Doğal koşulların sabit kalabilmesi, yani ‘denge unsuru’nun oluşturulabilmesi için fazlalık, elimine edilir. Canlı populasyonların(1) hepsi mutasyon gösterir.”

Büyük baskılar sonunda, Wallace ile birlikte görüşlerinin yayımlanmasını kabul etti. Kısaltılmış adıyla “Origin Of Species” (Türlerin Kökeni) isimli bu kitap, ilk günde tüketildi.

Çalışmalarına aralıksız devam etti. İnsanın evrimi ile ilgili düşünceleri “Descent of man selection in relation sex” (İnsanın oluşumu ve Eşeye bağlı seçilim) adlı eseriyle yayımlandı. Darwin bu teorisinde, önceki inançlarda, özellikle mistisizm alanında benimsenen kalıpçı ve tamamen hayal mahsulü olan “Özel  yaradılış”düşüncesini  reddediyor, diğer memelilerin fizyolojik yapılarında olduğu gibi varoluşun evrimsel yasalara bağlı olduğunu  savunuyordu.

Yerleşik inanış ve önyargıların aksine, Evrim Modeli, maden, nebat, hayvan ve insan dizilimiyle oluşmuştu. Çünkü, gerek jeoloji(2) ve paleontolojide(3)  gerek embriyoloji(4) ya da karşılaştırmalı anatomide(5) birçok aşamada görüldüğü gibi,  bir anda yaratılmanın olanaksızlığı ortaya konmuştu. Darwin,tepki almamak için “Tanrısal yaratılış”ile ilgili düşüncelerini kitabının son kısımlarına monte etti.

Zira ; insanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri uygulanmakta olan eğitim yöntemleri, katı mistik inançların etkisi, ayrıca insanın kalıtsal yapısı, yeniliklere kapalı ve itirazcı olunmasına yol açmıştır. Günümüzde bile, gelişen bilim ve teknolojinin birtakım varsayımları devre dışı bırakmasına karşın,Evrim Kuramına tepkiler devam etmektedir.

Oysa mistisizm, gerçek yönüyle insan ismiyle işaret edilen ‘hücresel beden’ sahibi varlığın, insansı adıyla anıldığını, ona kendinden özellikler yükleyerek bir anlamda mutasyon oluşturduğunu haber veriyordu...

Bize göre Darwin’in tek eksikliği, Lamarck’ın “Organizmanın kendinde ve davranışlarındaki değişimler, çevredeki değişikliklerin sonucudur” görüşüne karşı, “Dış dünyanın işlemekte olan kendi yasaları ve kendi mekanizmaları vardır” derken, birimlerin  hücre genetiğinde oluşan mutasyonda ve çevresel faktörlerin değişiminde  Astrolojik tesirlerin varlığını hissetmemiş olmasıdır.

Düşünen beyinler arasında pek az bilim adamı Charles DARWIN kadar tepki çekmiştir. Yaşadığı dönemde, “Maymunla akrabalık bağın annen tarafından mı, baban tarafından mı?” diye alaya alınmıştı.

Ama, Newton yerçekimi ilkesiyle, devinim yasalarında nasıl yerini almışsa, Darwin de, insanın, ottan çiçeğe, amipten maymuna uzanan, organik dünyanın bir parçası olduğunu göstermiştir.

Onun fikirleri “Evrim Teorisi” adı altında, Tanrı’nın varlığına yer vermemekte, bir bakıma Mutlak Yaratıcı Gücün, varlığın özünde olduğunu kanıtlamaktadır.

Bugün insanlık alemi saygıyla önünde eğiliyor.
Aslında hep böyle olmuştur.

Araştırmaları, atılımcı görüşleri, sentezleri ile Darwin mükemmele yaklaşmıştır..

Kaynakça
Prof.Dr.Ali Demirsoy; Yaşamın Temel Kuralları
Mini Sözlük
(1) Populasyon
  : Topluluk
(2) Jeoloji          : Yer bilimi
(3) Paleontoloji : Jeolojik devirlerde, yeryüzünde
yaşamış varlıkları inceleyen bilim dalı
(4) Embriyoloji  : Döllenmiş yumurtanın
gelişim evrelerini inceleyen bilim dalı
(5) Anatomi       : İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını,
organların birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim

28/3/2009

uahhhhhh.:)

Aşırı Hız ve Uyanık Şoför

Aşırı Hız ve Uyanık Şoför

Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken Polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:

- Buyrun Memur Bey!

- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?

- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.

- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?

- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.

- Anlamadım nasıl yani, siz bu Arabayı çaldınız, öyle mi???

- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....

Polis iyice şaşırır:

- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?

- Evet Memur Bey, bu Arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...

- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?!?!?!!?!?!?!?!?!?!

- Evet Memur Bey...

Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler Amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....

'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'

Adam güler:

'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....'

28/3/2009

bunlardan hiç bişey çıkmaz...

28/3/2009

bunlardan hiç bişey çıkmaz...

28/3/2009

ha gayret olacak bu işş:)))))

« Önceki —